İki Deccal..

İki Deccal – (Risale-i Nur’dan Alıntı…)

“…Rivayetlerde, her iki Deccalın [1] harikulâde icraatlarından (acayip çalışmalarından) ve pek fevkalâde iktidarlarından (kuvvetlerinden) ve heybetlerinden bahsedilmiş. Hattâ bedbaht (talihsiz) bir kısım insanlar, onlara bir nevi ulûhiyet (bir çeşit ilahlık) isnad eder diye haber verilmiş. Bunun sebebi nedir?

Elcevap: (En doğrusunu Allah bilir) icraatları büyük ve hârikulâde olması ise: Ekser tahribat (bozma ve yıkım) ve hevesata sevkiyat (nefse hoş gelene yönlendirme) olduğundan, (az zamanda) kolayca harikulâde öyle (çok) işler yaparlar ki, bir rivayette, “Bir günleri bir senedir.” Yani, bir senede yaptıkları işleri üç yüz senede yapılmaz denilmiş. Ve iktidarları pek fevkalâde görülmesi ise, dört cihet (yönü) ve sebebi var:

Birincisi: İstidrac [2] eseri olarak, müstebidâne (zorba-baskıcı) olan koca hükûmetlerinde, cesur orduların ve faal milletin kuvvetiyle vukua gelen terakkiyat (yüceliş) ve iyilikler haksız olarak onlara isnad edilmesiyle (verilmesiyle), binler adam kadar bir iktidar onların şahıslarında tevehhüm edilmeye (düşünülmeye) sebep olur.

Halbuki, hakikaten ve kaideten (hakikatte ve prensipte), bir cemaatin (toplumun) hareketiyle vücuda gelen müsbet mehâsin (olumlu şeyler; iyilikler ve güzellikler) ve şeref ve ganimet (kazanç ve ödüller) (yine) o cemaate (halka) taksim edilir (bölüştürülür) ve efradına (fertlerinin her birine) verilir. Ve seyyiat (çirkinlikler, kötülükler) ve tahribat ve zayiat (yıkımlar) ise, reisinin (yöneticilerin) tedbirsizliğine ve kusurlarına verilir. Meselâ, bir tabur (bölük) bir kaleyi fethetse, ganimet ve şeref süngülerine (savaşanlara) aittir. Ve menfî tedbirlerle (yanlış yönlendirmelerle) zayiatlar (kayıplar) olsa, kumandanlarına (komutanlarına) aittir.

İşte hak ve hakikatin bu düstur-u esasiyesine (değişmez prensibinde) bütün bütün muhalif (zıt) olarak, müsbet terakkiyat (ilerleyiş) ve hasenat (güzellikler) o müthiş (dehşetli, korkunç) başlara (yöneticilere) ve menfî icraat (kötülükler) ve seyyiat (çirkinlikler) bîçare milletlerine verilmesiyle, (aslında) nefret-i âmmeye (halkın düşmanlığına) lâyık olan o şahıslar, istidrac cihetiyle (hak etmedikleri geldikleri makamlar yönünden), ehl-i gaflet (gerçeği bilmeyenler) tarafından bir muhabbet-i umumiyeye (halkın sevgisine) mazhar olurlar.

İkinci cihet (yön) ve sebep: Her iki Deccal (İslam düşmanı rejim-sistem), âzamî (çok büyük) bir istibdat (zorbalık) ve âzamî bir zulüm ve âzamî bir şiddet ve dehşetle hareket ettiklerinden, âzamî bir iktidar (kuvvet) görünür. Evet, öyle acip (eşi-benzeri görülmemiş) bir istibdat [3] ki, kanunlar perdesinde (kanun adı altında) herkesin vicdanına ve mukaddesatına (yüce değerlerine), hattâ elbisesine [4] müdahale ederler. (Zannederim, asr-ı âhirde İslâm ve Türk hürriyetperverleri, bir hiss-i kablelvuku ile bu dehşetli istibdadı (zulmü) hissederek oklar atıp hücum etmişler (karşı durmuşlar). Fakat çok aldanıp yanlış (ve kısmî) bir hedef ve hatâ bir cephede (yanlışa karşı yanlış safta) hücum göstermişler. Hem öyle bir zulüm ve cebir (zorbalık) ki, bir adamın yüzünden yüz köyü harap (eder) ve yüzer mâsumları (günahsızları) tecziye ve tehcir ile (cezalandırır ve sürerek) perişan eder.

Üçüncü cihet ve sebep: Her iki Deccal, Yahudinin İslâm ve Hıristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen gizli komitesinin muavenetini (yardımını) ve kadın hürriyetlerinin (kadın hakları) perdesi altındaki dehşetli (korkunç) bir diğer komitenin yardımını, hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini (yardımlarını) kazandıklarından, dehşetli bir iktidar zannedilir. Hem bazı ehl-i velâyetin (Allah dostlarının) istihracatıyla (çıkarımlarıyla) anlaşılıyor ki, İslâm devletinin başına geçecek olan Süfyanî Deccal (gizli İslam düşmanı) ise, gayet muktedir (kudretli) ve dahi ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan (kişisel) şan ve şerefe ehemmiyet (önem) vermeyen bir sadrâzam (bakan gibi..) ve gayet cesur ve iktidarlı ve metin ve cevval ve şöhretperestliğe tenezzül etmeyen bir serasker (general gibi..) bulur, onları teshir eder (büyüler). Onların fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarını (faaliyetlerini), riyasızlıklarından (gösterişi sevmeyişlerinden) istifade ile kendi şahsına isnat (dayandırır) ve o vasıtayla koca ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkılâp ve harb-i umumî (cihan savaşı) inkılâbından gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyatı (ilerlemeleri) şahsına isnad ettirerek (dayandırarak) şahsında pek acip (acayip) ve harika bir iktidar (kuvvet) bulunduğunu meddahlar (dalkavuklar) tarafından işâa ettirir (etrafa yayar).

Dördüncü cihet ve sebep: Büyük Deccalın (insanlık dünyasında faaliyet gösteren İslam düşmanı sistemin), ispritizma nevinden teshir edici (büyüleyici, aldatıcı) hassaları (özellikleri) bulunur. İslâm Deccalının (İslam Dünyasında faaliyet gösteren Deccalın) dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur. Hattâ, rivayetlerde “Deccalın bir gözü kördür” [5] diye nazar-ı dikkati gözüne çevirerek Büyük Deccalın bir gözü kör ve ötekinin bir gözü, öteki göze nisbeten kör hükmünde olduğunu hadiste kaydetmekle, onlar (Müslüman ve ıslah edici görünseler de) kâfir-i mutlak (tam kafir) bulunduğundan, yalnız münhasıran bu dünyayı görecek bir tek gözü var ve âkıbeti ve âhireti görebilecek gözleri olmamasına işaret eder.

Ben bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm. Yalnız birtek gözünde teshirci bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bütün münkir (tam inkarda) bildim. İşte bu inkâr-ı mutlaktan (kafirlikten) çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata (yüce değerlere) hücum eder. Avâm-ı nâs (gerçeği araştırmayan halk tabakası) hakikat-ı hali (işin iç yüzünü) bilmediklerinden, harikulâde iktidar ve cesaret zannederler.

Hem şanlı ve kahraman bir millet, mağlûbiyeti hengâmında (yenilgi zamanında), böyle istidraçlı ve şanlı ve talihli ve muvaffakiyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan, gizli ve dehşetli olan mâhiyetine (kötü yönüne) bakmayarak, kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına kor, seyyielerini (müthiş kötülüklerini ise) örtmek ister. Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur-u iman ve Kur’ân ışığıyla hakikat-ı hali (gerçeği) göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılır. (Şualar, Said-i Nursî)

——————

Dipnotlar;


[1] Birisi (SÜFYAN) İslâm Dünyasında, birisi (DECCAL) insanlık dünyasında faaliyet gösteren din yıkıcıları ve devam edegelen sistem ve rejimleri

[2] Bazı kimselerin hakları olmadığı halde mühim makamlara gelmesi

[3] Baskıcı ve zorba yönetim

[4] Kılık-kıyafet düzenlemesi adı altında tesettürün yasaklanması gibi..

[5] Buhari, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizi.

Reklamlar
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: